Doğa Sayesinde Yaşam Kalitemizi ve Mutluluğumuzu Arttırmak

Sağlıklı besleniyor ve sağlığınıza gereken önemi veriyorsunuz. Yine de kendinizi cansız ve yorgun hissediyorsunuz. Nedeni doğa ile aranızdaki bağ.

Doğa Sayesinde Yaşam Kalitemizi ve Mutluluğumuzu Arttırmak

Sağlıklı besleniyor ve sağlığınıza gereken önemi veriyorsunuz. Yine de kendinizi cansız ve yorgun hissediyorsunuz. Nedeni doğa ile aranızdaki bağın kopması ya da doğada yeterli zaman geçirmeyişiniz olabilir mi?
 
Herkes zaman zaman bitkin ve mutsuz hissedebilir. Ancak bu durumun nedeni belli değilse, tabiattan destek almanız oldukça işinize yarayabilir. Hepimiz doğaya ait canlılarız ve doğa ananın evlatlarıyız. Kaynağımızla aramızdaki bağın kopması ya da zayıflaması ise mutsuzluğu ve yorgunluğu beraberinde getirecektir. Sadece doğanın bize sunduğu besinleri tüketmek tek başına yeterli değildir, doğayla aramızdaki bağı yeniden kurmak için kendimizi onun koruyucu ve besleyici tabiatına teslim etmeliyiz…

Tabii ki doğa ananın nimetleri sonsuz… Ancak bu yazıda günlük yaşam kalitemizi arttırmak için doğanın bize sunduğu 10 temel faydadan bahsedeceğiz…

1) Stres Seviyemizi Azaltır
Yapılan araştırmalar sonunda doğa ile baş başa geçirilen 5 dakikalık çok kısa bir sürenin bile stres seviyelerini belirgin ölçüde azalttığı görülmüştür. Öncelikle cep telefonunuzu ya da diğer teknolojik cihazlarınızın tümünü evde bırakın. Daha sonra sakin bir deniz kenarında dalga sesini dinleyip deniz kokusunu içinize çekmek, ya da kuş cıvıltıları ve yaşlı ağaçların bilgeliğiyle dolu bir ormanda yürüyüş yapmaktan hangisi size daha cazip geliyorsa onu tercih edin. 

2) Mutluluk Seviyemizi Arttırır
Moralinizi yükseltmek ve doğanın bütünlüğüne kendinizi teslim etmek için en yakınınızdaki bir parka ya da ormana gittiğinizde duyularınızı canlandıran bir çok uyaran olduğunu fark edersiniz… Temiz hava ve bitkilerin kokusu, çiçeklerle dans eden kelebeklerin rengi, hafif esen rüzgarın sesi, güneşin tenimizde bıraktığı ılık dokunuş veya dalından yeni koparılmış bir meyvenin enfes tadı… Beş duyumuzla doğanın canlılığına katılmak, ona ait olan huzur ve bütünlük hislerini bizlere de taşıyacaktır…

3)Egzersiz Yapmak İçin Harika Bir Ortam
Doğanın da tıpkı bizler gibi canlı olduğunu, değiştiğini, hareket ettiğini biliyoruz. O halde bizim de onun ritmine ayak uydurarak yapacağımız egzersizler, spor salonundakilerden çok daha eğlenceli ve faydalı olacaktır. Spor salonundaki koşu bandında yürümeye kıyasla bir çok yeni cennet keşfedebileceğimiz ve bol bol oksijen ile yenilenebileceğimiz doğa yürüyüşleri, bizim yeniden canlanmamıza yardımcı olacak. Yapılan araştırmalarda yoğun bir iş gününden sonra doğada yürüyüş yapan kişilerin, hemen eve dönenlere oranla çok daha canlı ve yenilenmiş hissettikleri ortaya çıkmıştır.

4)Tabii ki Temiz Hava
Hepimiz dünyamızdaki oksijenin kaynağının yeşil bitkiler olduğunu biliyoruz. Üstelik bitkiler bunun haricinde kötü kokular, zararlı gazlar ve çevreyi kirleten partikülleri de absorbe ederek bize çok daha temiz bir hava alanı sağlıyorlar. O halde aldığımız her nefesi bitkilere borçlu olduğumuzu bilerek yaşamalı ve onların bize sunduklarını şükranla kabul etmeliyiz.

5)Güneş Işığı İle Buluşma
Canlılığın ve hayatın kaynağı güneş… Günümüzde her ne kadar güneşin zararları hakkında konuşulsa da, bunun nedeninin insanların ozon tabakasına verdiği zarar nedeniyle olduğunu hepimiz biliyoruz. Fakat yeterince güneş ışığı almazsak kemik hastalıkları ve depresyon başta olmak üzere bir çok hastalığa davetiye çıkardığımızı da bilmeliyiz. Bu nedenle her gün en az 10 dakika güneş ışığı almamız, vücudumuzun ihtiyac duyduğu D vitaminini almamız ile eş anlamlıdır. Gıdalarla alabildiğimiz D vitamini öncülleri, güneş ışığı olmaksızın D vitamininin aktif formuna dönüşemediği için bir çok kas ve kemik rahatsızlıkları riski baş göstermektedir. Özellikle gelişmiş ülkelerde insanların en az yarısında ciddi D vitamini eksikliği olduğunu biliyor muydunuz?

6)Su İle Buluşma
Bildiğimiz gibi hem dünyanın hem de insan vücudunun yaklaşık  %70’i sudan oluşuyor. İçtiğimiz suyun vücudumuzun hayati tüm işlevlerinin yerine getirilebilmesi için en temel madde olduğunu da biliyoruz. Bunun haricinde uçsuz bucaksız bir okyanusa, sakin bir göle ya da etrafı yeşilliklerle donatılmış bir şelalenin altındaki su birikintisine kendimizi bırakma fikri bile kulağa hoş gelmiyor mu?
 
7)Kusursuz Cildin Kaynağı:
Sadece doğadan elde edilen cilt bakım karışımları, maskeleri, peelingleri ve tonikleri ile hem cildinizi hazır ürünlerdeki kimyasallardan koruyabilir hem de tasarruf yapabilirsiniz. Üstelik eğlenceli ve basit… Patatesi göz altı şişliklerinizi gidermek için, esmer şekeri doğal peeling olarak kullanıp cildinizi ölü hücrelerden arındırmak için, avokadoyu cildinizi mükemmel bir şekilde nemlendirmesi için, cadı fındığını ise cilt tahriş ve kesiklerinin çabuk iyileşmesi ve cildinizi yatıştırarak yenilemesi için kullanabilirsiniz.

8)Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirir
Doğa, çok farklı yönlerden bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Gerek temiz hava, gerek gün ışığı, gerek bize sunduğu bitkilerin gücü sayesinde… Örneğin ekinezya ve sarımsak bağışıklık sistemini güçlendiren harika bitkilerdir. Bunun haricinde çinko ve demir açısından zengin besinler de bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için olmazsa olmaz gıdalardır.

9)Sonsuz Bereketiyle Bizi Besler
En sağlıklı besinler doğa ananın bize sunduğu işlem görmemiş besinlerdir. Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu her madde, mineral ve vitamini doğadaki besinlerden alabiliriz. 

10)Daha Uzun ve Genç Yaşamın Sırlarını Barındırır
Doğada uzun yaşam ve gençliğin sırları gizlidir. Biz insanlar olarak bunların bir kısmını bugün bilmekteyiz, bir kısmını ise ileride keşfedeceğiz. Doğa, beslenmemiz için tüm ihtiyaçlarımızı karşıladığı gibi, koruyuculuğuyla da bizi hastalıklara karşı korumak ya da hastalıklardan kurtarmak için tüm kaynakları kendinde barındırır. Eskilerin deyimiyle her hastalığın çaresi doğada gizlidir. Uzun yaşam kadar genç kalabilmek de önemlidir. Yumurta akı, kuşburnu yağı ve A vitamini gibi doğal maddeler, yüzümüzdeki çizgileri azaltmak için bize yardımcı olacaktır.

Yorumlar

© 2013 alternatifterapi.com Tüm hakları saklıdır.